Anılarımız




                                
          
DEDE İLE TORUNUN ÖSYM SINAVI
        
          Saygı değer okuyucular;sizinle hayatım boyunca unutamayacağım bir anımı paylaşmak istedim.Yıl 1983 liseyi bitirmişim ve o yıl üniversite imtihanına gireceğim.O yıllarda üniversite sınavları iki aşamalı yapılıyor ve her il de sınav yapılmıyor.Belli başlı illerde sınav var.  (Toplam on veya on iki il olması lazım)Bize en yakın sınav yeri Samsun.Fakat ben ilk sınav yeri olarak Ankara'yı yazdım.İ
kinci sınav yeri içinde İstanbu'lu yazdım.Hadi hayırlısı dedik.O sene de Ankara'da dershaneye gidiyorum.Arı Dershanesi; Karanfil Sokakta ki keyifler çıtır.Neyse Nisan Ayında yapılan birinci aşama sınavını kazandım. İstanbul'a gitmeye hak kazandım.Sınav yeri için babam kızacak ama birinci sınava da Ankara'da girmiştim ve sınavı kazanmıştım.Havam yerinde ve artı dedem var.Beni destekliyor.Ne babam ne Satılmış Amcam bir şeyler söyleyecekler ama kelimeler düğümleniyor.Hiç bir şey söyleyemiyorlar.Tabi ben o zaman Ankara'da Dershaneye amcamların yanında gidiyorum.


        Fazla lafı uzatmayalım.Dedemle beraber İstanbul'a gitmemize ailede karar verildi.Dedemle Suluova'dan otobüse bindik.Suluova'dan akşam 19:00 da hareket ettik.Sabah 07:00 da İstanbul'da  olacağı söylendi ama benim içim içime sığmıyor. İlk defa istanbula gideceğim.Hayalimdeki kenti görecegim diye benim için sabah olmadı. 




        Artık sabahın ilk ışıkları ile birlikte İstanbul'a indik.Köyümüzden akrabamız bizi terminalde karşıladı ve evine götürdü.Evleri Bakırköy'deydi.Hoş sohbet muhabbet derken saat  11,12 oldu.Akrabamız Ali Abinin Topkapı'da ayakabı mağazası vardı.Oraya gidip ordan karşıya giderek sınav yerini görecektik.Sınava Moda'da Senjozef Lisesinde girecegim.Günlerden Cumartesi.Ali abi önde dedem onun arkasında belediye otobüsünden indik.Kalabalık bir pazar yeri gibi bir yerden geciyoruz.Benimde tüm evraklarım elimde.Elimde montum ve evraklarım var.Sadece nufüs cüzdanım gömleğimin yaka cebindeydi.O kalabalıktan bir çıktım ki hiç bir evrağım yok.Hepsi kayıp ertesi gün saat 10:00 da sınava gireceğim.Hemen çarşıda anaons yaptırıldı. Geldiğimiz yere tekrar gittik ama nafile.Hiç bir evrak yok.Şaşkına dönmüştüm.Ne yapacagımızı şaşırmıştık.Evraklardan umudu kesmiştik çünkü yankesicilere kaptırmıştık.
      

          Biz bundan sonra ne yapacagımıza karar vermek için istanbul üniversitesinde  ÖSYM danışma büroları vardı .Oraya gittik bu arada istanbuluda geziyor. Tarihi istanbul üniversitesinide görmüş oldum. tabi o yıllarda bugünkü gibi telefon internet yok nomal konutlarda bile telefon olan parmakla gösteriliyordu.Danışma bürosundaki yetkililere durumu izah ettik tek secenek Ankaraya gitmek olduğunu anlattılar.Ankaraya nasıl ulaşırız bu kadar kısa sürede oracıkta hemen dedem ,ben  ve akrabalarımızla mütalasını yaptık olgunlaşan düşünçe ucakla gitmek oldu .Hemen bir taksi ile havaalanı yolu tutuldu alana vardığımızda saat 15oo di hiç unutmamam bir saat sonra'da Ankaraya ucak olduğu bilgisi verildi. Kötü süpriz ucakta yer yok durumu perondaki görevliler anlattık maalesef Başbakan ve Bakanlar oldoğundan dolayı ucak dolu bilet veremeyiz diyorlar.

       Dedem hem cok sosyal hemde girintiliydi o zamanın türkiyesinde dedem sinirlendi siz bu çocugun hayatı ile oynuyorsunuz. Beni yetkilinize götürün dedi ve yetkili'ye gitti tabi durumu ona nasıl izah ettiyse on dakika sonra geldiler ve görevliler bilet kestiler.Fakat büyük problem iyi hatırlıyorum suluovadan istanbula otobüsle 1.000 Türk lirasın gitmiştik İstanbuldan Ankara ucak la12.000 Türk lirası allahdan dedem hazırlıklıymış o yıllarda kredi kartı yok ucaklar şimdiye göre çok pahalı gercekten dedem büyük insanmış nur içinde yat dedeciğim.
         


       Artık bizi ucağa aldılar ucağın arka tarfından bende hani filmlerde görürüz'ya ucak merdivenlerden cıkarlar ve tam üst'de bir geri dönüp bakarlar ben öyle beklerken arka kapı dan içeri girdik. Ön tarafdan başbakan ve bakanlar gelecekmiş uçaga bindik ucakta kimler yokki kimi arasan var Başbakan rahmetli Turgut ÖZAL eşi Semra hanım bakanlarımızdan Mehmet Kececiler,Sefa Giray,Cengiz Altınkaya ,Mesut Yılmaz, İmren Aykut ve kalabalık grup ve ben kimlerle yolculuk yapıyorum hemde ucakta rüyamda görsem inanmam Hani ucaklara binince cam kenarları oturulurmuş ben bilmiyorum elimde bilet koltuk numarası arıyorum hostesler ucağın yarısını kapatmışlar ve ön tarafa gecmek yasak oralar protkola ayrılmış ;bilmiyorum yine öylemi ucaklarda koltuk numarası yokmuş boş bulduğun yere oturuluyormuş ben koltuk numarası ararken cam kenarları dolmuş ve ilk defa ucağa biniyorum heyecanlıyım      
    


         Bir anaons duyuldu kemerleri bağlayıp geriye yaslanmamız söylendi aynen yaptım ve ucak havalandı tabi bendeki heyecanı anlatamam bir kuş misali havada ucuyorum .Anlatmaya kelimeler yetersiz kalıyor.kalktık ve ucak düzeldi.ucakta ikinci anaons kemerleri acabilirsiniz ve cay kahve servisi başladı fakat ramazan ayı olduğu için oruçtum.Dikkat ettim sayın özal ve ekibi'de cay ve kahve servisinden almadı boğazın üstünde ucuyordum .O yıllarda ve o yaşta ben cok mutluydum bir yandan da sınavı düşünüyorum aklıma gelince keyfim kacıyordu .
       


         Artık ankara  semalarındaydık ucak indi hemen ÖSYM nin merkezine gittim yerini biliyordum. Bilkentte durumu orda izah edince tüm evraklarımı yarım saat içinde elime verdiler.Yarın saat 9oo da Maltepe Vehbi Koc öğrenci yurdunda olmam istendi. Akşam'da olmak üzere yani iftara yarım saat var yok .Aşağı indim ankarada bilkentin yerini bilenler o yıllarda otobüs yok dolmuş yok eskişehir yolundan oraya yaya gidiliyordu olsada dolmuş cok azdı ben ordan aşağı indim yani Eskişehir yoluna aşağıda Etimesgut otobüsü diye Ümit köy otobüsüne binmişim kafam o kadar yorulmuş ve üstelik orucum her neyse sonunda Etimesguta gelebildim. Ama amcamlara nasıl gideceğim bir sıkıntıda o istanbula gitmeme sıcak bakmamıştı zaten plan ve program yaparak geliyorum Etimesguta bir anda karar verdim . Akşam olmak üzere iftar zamanıydı etimesgutda iftarı yapacagım sonra amcamlara gidecektim ve öyle yaptım .           



        Kapını zilini caldım amcam kapıyı açtı ve şaşırdı beni karşısında görünçe şok oldu içeri girdim sakin  bir şekilde durumu izah ettim amcam beklediğimden daha sakin karşıladı gayet iyidi bende  rahatlamıştım  ve kalk duş al sen dinlen cok yorulmuşun kalktım rahatladım. Yengem yatak açtı o kadar rahat uyumuşumki amcamın hadi sahur vakti dedeğini hatırlıyorum.Sabah doğru verilen adrese gittim . Ne göreyim oraya gelen yaklaşık 50 öğrenci var evrakları tamam olan üç beş kişiden biri benim sınava aldılar sınav komisyon başkanı o yıllarda ösym başkanı olan prof dr Altan Günalp'ın eşi prof dr Emel Günalpdı. oyıllardaki ögrenciler bu iki ismi cok iyi hatırlar. Sınav olduk durumu düzeltik sabah dedem İstanbuldan Ankaraya döndü. Ertesi günü gazetelerde manşet  Ankarada şaşkınlar okulu diye koca bir yazı ve gazetelere manşet olmuştuk.



             Üçgün yaşadıklarımı sizinle paylaşmak istedim bir sürü karışık duygu ve hiç tahmin bile edemiyecegim insanlarlr beraber oldum bence güzel ve cok hoş bir anı oldu anımı kaleme alırken bile o yıllara döndüm  ve tekrar yaşadım tam 25 yıl öncesi sizinde anılarınız varsa yazın beraber paylaşalım ve yayınlıyalım hepinize mutluluklar okuduğunz için teşekkür ederim.22/10/2008 ANKARA

30/mart/1988 kral kaya mezarlarından amasya

KAVUNCUOĞLU
 
Reklam
 
Haber
 
 
Bugün 6 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=